10 Şubat 2016 Çarşamba

Hazal Türküsü

Hazal Türküsü



»İstedim vermediler sen fakirsin dediler
Aldılar Hazal’ımı bir zengine verdiler«
Halk türküsü[i]

Odamın içinde hüzün kervanı
Bir ezginin sesiyle
Dolanıyor

Yüreğime bu gece
Ezgiler emziriyorum desem
Hazal türküsünün sözleriyle
Usul usul

Buharlaşan bir sevdanın kokusu
Çarptı sarhoş etti gönlümü
O sarhoşluk alıp götürdü beni
Kızılgedik Dağı’na
Sarıkamış yaylasına oraya

Haydi
Yüreğim şimdi söyle
Utanmadan korkmadan söyle
Haydi söyle
Gerçekten fakir diye
O sevdaya kıydılar mı
O iki dirhem yüreği
Çözülmez
Ayrılık denilen
Zincirlere vurdular mı

Ah
Sadece ah diyorum içimden

Odamın içinde
Hazal türküsü çalıyordu az önce
Dinledim

»Ne yerim ne içerim/Mecnun gibi gezerim
Aldılar Hazal'ımı bir deliden beterim«
Diyor çocuk sesli birisi
Bozuk bir Türkçe ile
Yoksulluktan dem vuruyor
Bilirim

Hey yoksulluk
Lut’un[ii] gazabına gelesin seni
Nuh tufanıyla silinesin bitesin
Havva Ana cennetten kovulduğu gün

Bilmiyorum demek ayıp
Yaşantımın başlangıcı ortada
Devamı bu şiirin içinde
Hazal türküsünün dizelerinde

Yoruldum
Gözlerimi kapatıyorum
İçim acıyor
Biri yanar
Biri söner sigaranın
Dilimi sarar tütünün acı tadı
Gecenin bu deminde
Genç kız başlık parası özgürlük

Aha şimdi
Hazal türküsü bitti
Yüreğim baş koyacak
Bir yastığı arıyor

Ey meşin kapaklı yaşam kitabı
Bunu böylece kaydet
Halim biline

Köle pazarında
Fındık fıstık başlık parası
Çekilir gider Hazal
Ellerimin arasında sessizce

Kars şehrinin ortasında
Para yüklü kervanlar
Alır seni götürür
Hazal


Orhan Bahçıvan



[i] Tırnak içine alınmış dizeler Hazal Türküsü sözlerinden alıntıdır.
[ii] Lut: Bugünkü İsrail ile Ürdün sınırı arasındaki topraklarda yaşayan bir kavim. 
        Lut: Lut Kavmi'ne gönderildiğine inanılan peygamber.

11 Ocak 2016 Pazartesi

Ey Mamak, Mamak!

Ey Mamak, Mamak!




16
Ey Mamak, Mamak!
İki yakan bir araya gelmiyor
Başında duman
Karnında kurt eksilmiyor
Ben gider oldum
Kimine göre kaçış
Kimine göre kurtuluş
Bana sorulunca işin nedeni
Mukayyet olduk cana
Can lazımdır dönüşün ötesine

Dumansız hava
Dumanlıyı kurt sever
Yerin altını üstünü dumana boğdular
Saldılar
Dişleri kana değmiş kurtları
Saldılar üstümüze

17
Toyduk
Az bilir çok konuşurduk
Dört yanımız hain pusu
Bir sürü cellat ordusu
Sezgilerle yürüyorduk
Gözümüz hep meydan yerinde
Kulağımız kurşun sesinde
Göz
Gez
Arpacık
Haydi, oyundan sen çık
Düşünen çocuk

Der ki kitabın orta yeri
Çocukların yüreğinde
Kabuk bağlayan yara
Kan içen Dara
Görmedi Hüsrev'in adaletini
Halil'in bereketini
Dem be dem
Gördü
Zulmün kerametini
Arnavut Kenan denilen zalimden

18
Bekleyiş
Umarsız bir bekleyiş
Timsahın gözyaşları
Yitik zaman
Şifresi kırılmış gençlik
Kabus çöktü üstümüze
Hey kervan
Beni de al gideceğin yere götür

Ufuklar kan kırmızı
Ufuklar mor
Bulutlar üstümüzü gölgelerken
Eşkıya romanları ödül alıyor
Eşkıya şiirleri besteleniyor
Utansın gençliği es geçen edebiyat

19
Akar zaman
Aras gibi kutsal ve sakin
Güneş gölgemizi kovalar
Cellat canımızı
Elimizde gençliğin verdiği güç
Sürekli yeşil kalsın istiyoruz
Solanlar ise kitap sayfası arasında
Kurutulmuş çiçek gibi
Sadece şiirlerde
Sadece anılarda
Saklı kalan sırlarımız
Azalıp çoğalıyor
Meydanlar
Dolup dolup boşalırken
Mamak kan gölgeli
Bir şarkıdır dudaklarda
Bundan kelli

Nerde bir zulüm varsa, yüreğim orada yanar!

Orhan Bahçıvan, »Halis Kızılateş«,
»Üç Şehir« adlı kitabımdan bir kesit.

22 Mayıs 2015 Cuma

Ki Bağlacına Şiir


Ki Bağlacına Şiir




Ki bağlacı dilimize Farsçadan geçmedir
Aslen kim demektir



Beynimin
Boş noktalarını
Ki ile bağlamayı beceriyorum

Bilinç odağı
Değil mi ki efsane durağı
Düzü de
Tersi de sınıfta kalmış

Çekinmeden bağlaç yazmaya özendim
Belki sonundaki ayrılmaya
Bitişik kala

Dizelere yalnız bunu aktarayım diye
Sözlerimin içine özenle katıyorum
Ki öğreneyim diye

Aralarda ayrılık olsa da
Da ile ki aynı derdin dermanıdır
Desem de inanmayın

Derler ya
Teslim edilmeyen sözler içinde
Sen kimi arıyorsun ki
Bulamıyorsun

Tut ki dilim dilim seslenir
Yok ki başka bir ki
Söz içinde

Hayret
Düşüncem ayrılmış karşı duruyor
Yapışık sözcükler içinde

Şimdi nereden çıktı bu
Ki ile uğraşmak de da yazarak
Durup dururken

Bir dizede hatalı yazmışım
Ayrı kalması gerekirken
Birleştirmişim
Bilmem ki

En uzun dizelerin tam ortasında
Yap-boz resim adresi

Sorunun yanıtı
Üç çeşit ki vardır yazım kuralında
Bağlaç
Sıfat
Zamir
İkisi bitişik biri ayrı yazılır

Anladım ki
De'den sonra gelen ki
Eklendiği sözcüğü sıfat yapar

Ben masumum
Tüm sözlükler böyle diyor
Desem ki desem

Neredesin beynimdeki ses
Sen ki ayrısın
Gel ki birleşsin sesler

İyi ki
Soruyu bana sormaz
Anlatır geçer
Efsane yüzlü kadın
Ki bağlacını[i]

Orhan Bahçıvan


[i] Güney Dergisi / Sayı 71/ 2 0 1 5

Ezgilerimizde Karacaoğlan Geleneği Üstünden Yerli Havalar.

Ezgilerimizde Karacaoğlan Geleneği Üstünden Yerli Havalar.. Karaca-Oğlan Geleneği üstünden Yerli Havalar. Türk Halk yazını içinde var o...